Otonom deniz sistemlerini oluşturan teknolojileri birlikte geliştiriyoruz.
Bir otonom deniz platformunun çevresini algılaması, karar vermesi, hareket etmesi ve görevini güvenilir biçimde sürdürebilmesi; mekanik, elektronik ve yazılım sistemlerinin birlikte çalışmasını gerektirir. DENARS'ta bu teknolojileri birbirinden bağımsız bileşenler olarak değil, aynı sistem mimarisinin parçaları olarak geliştiriyoruz.
Tek bir platform, birbiriyle konuşan sistemler.
Otonom bir deniz aracında algılama, konumlama, karar verme, hareket kontrolü ve haberleşme birbirinden bağımsız çalışamaz. Sensörlerden alınan veriler işlenir, çevre ve platform durumu anlamlandırılır, görev algoritmaları karar üretir ve bu kararlar kontrol sistemleri üzerinden fiziksel harekete dönüştürülür. DENARS'ın teknoloji geliştirme yaklaşımı bu veri ve kontrol zincirinin bütününü aynı sistem mimarisi içinde ele almaya dayanır.
Otonom Sistemler
Rota planlama, görev yönetimi, engelden kaçınma ve otonom navigasyon algoritmaları geliştirerek platformun görevlerini minimum insan müdahalesiyle yürütebilmesini hedefliyoruz.
Yapay Zekâ & Görüntü İşleme
Kamera verilerinden gerçek zamanlı nesne tespiti ve sınıflandırma gerçekleştirerek deniz ortamındaki hedeflerin, engellerin ve seyir unsurlarının algılanmasına yönelik modeller geliştiriyoruz.
Sensör Füzyonu
Kamera, LiDAR, GNSS ve IMU gibi farklı sensörlerden gelen verileri ortak bir çevre ve konum farkındalığı oluşturacak şekilde bir araya getirmeye yönelik sistemler geliştiriyoruz.
Gömülü Sistemler
Sensörler, kontrol birimleri ve araç elektroniği arasında düşük gecikmeli veri işleme, görev koordinasyonu ve sistem içi haberleşme sağlayan gömülü yazılım altyapıları üzerinde çalışıyoruz.
Kontrol & Haberleşme
İtki ve yönlendirme sistemlerinin kontrolünden telemetri ve yer istasyonu haberleşmesine kadar platformun hareket ve veri iletişim altyapısını bütünleşik olarak ele alıyoruz.
Mekanik & Üretim
Platform geometrisini hidrodinamik performans, yapısal dayanım, üretilebilirlik ve görev gereksinimleri doğrultusunda geliştiriyor; sayısal analiz, kompozit üretim ve prototipleme süreçleriyle doğruluyoruz.
Platformun çevresini anlamlandırması.
Otonom hareketin ilk şartı çevrenin güvenilir biçimde algılanmasıdır. Kamera ve LiDAR gibi çevresel sensörlerden elde edilen verileri; nesne tespiti, sınıflandırma, mesafe ve konum bilgisi üretmek amacıyla işliyoruz. Farklı sensörlerin güçlü ve zayıf yönlerini birlikte değerlendirerek tek bir sensöre bağımlı olmayan çevresel farkındalık altyapıları üzerinde çalışıyoruz.
Nerede olduğunu bilmek, nereye gideceğine karar vermek.
GNSS ve IMU verileri platformun konum, yönelim ve hareket durumunun belirlenmesinde temel veri kaynaklarını oluşturur. Bu bilgileri görev rotaları ve çevresel algılama verileriyle birleştirerek rota takibi, waypoint navigasyonu, manevra ve engelden kaçınma gibi otonom hareket kabiliyetlerinin geliştirilmesinde kullanıyoruz.
Algıdan karara.
Algılanan çevre ve platform durumunun anlamlı bir davranışa dönüşmesi görev yönetimi katmanında gerçekleşir. Görev senaryolarını durum makineleri, rota mantığı ve karar algoritmalarıyla yöneterek platformun değişen koşullara göre görev akışını sürdürebileceği yazılım mimarileri geliştiriyoruz.
Kararı fiziksel harekete dönüştürmek.
Otonom sistemin ürettiği rota ve manevra komutlarının platform üzerinde doğru biçimde uygulanabilmesi için hareket kontrolü kritik öneme sahiptir. İtki sistemlerinin koordinasyonu, yönelim kontrolü ve hedeflenen hareketin gerçek platform davranışıyla karşılaştırılması üzerine kontrol altyapıları geliştiriyoruz.
Platform ile operatör arasındaki veri bağı.
Otonom görev kabiliyeti, operatör farkındalığını ortadan kaldırmaz. Platform durumu, sensör çıktıları, görev bilgileri ve sistem uyarılarının yer istasyonuna aktarılması; gerektiğinde görev parametrelerinin platforma iletilmesi için telemetri ve haberleşme altyapıları üzerinde çalışıyoruz.
Tasarla, analiz et, üret, doğrula.
Mekanik geliştirme sürecinde gövde geometrisini yalnızca görsel tasarım üzerinden değerlendirmiyoruz. Hidrodinamik davranış, yapısal gereksinimler, ağırlık dağılımı, elektronik yerleşimi ve üretilebilirlik birlikte ele alınıyor. Sayısal analizlerden elde edilen çıktılar fiziksel prototiplere aktarılıyor ve saha testlerinden gelen veriler yeni tasarım döngülerine geri besleniyor.
Teknoloji geliştirme prensiplerimiz
Modülerlik
Sensör, yazılım ve görev bileşenlerinin değiştirilebilir ve genişletilebilir mimariler üzerinde geliştirilmesi.
Doğrulanabilirlik
Tasarım kararlarının simülasyon, ölçüm ve saha testleriyle değerlendirilmesi.
Bütünleşik Tasarım
Mekanik, elektronik ve yazılım kararlarının birbirinin gereksinimleri dikkate alınarak verilmesi.
İteratif Geliştirme
Her test ve prototipten elde edilen verinin bir sonraki geliştirme döngüsüne aktarılması.
Teknolojilerimizi KOLARİS üzerinde bir araya getiriyoruz.
KOLARİS, DENARS'ın mekanik, elektronik, algılama, otonomi ve kontrol alanlarında geliştirdiği sistemlerin aynı platform üzerinde bütünleştirilmesi ve gerçek deniz koşullarında doğrulanması için kullandığı İDA platformudur. Platform, geliştirdiğimiz teknolojilerin yalnızca laboratuvar ortamında değil, fiziksel sistem davranışı ve saha verileri üzerinden değerlendirilmesine imkân sağlayan temel test ortamımızdır.
KOLARİS'i İncele